Evren'in Yeri

Mektup

Ekim20

Sana bu mektubu bir gece yarısı yazıyorum
Yıldızsız gecenin karanlığı yüreğimde tezahür etmiş
Hasretin kementleri boynumda bir ilmek
Cefadır hep çektiğim, öylesine yaşıyorum.

Sana bu mektubu masa lambasının ışığında yazıyorum
Kağıda yansıyor kalemimin gölgesi
Kül tablası dolmuş yine
Küllerini savuruyor bir garibin derin nefesi.

Nice sabırlar görmüş tespihimin her tanesi
Elimden atınca bir kalp gibi duruyor.
Çekmecenin kenarında yokluğunun son kertesi,
Yüreğime vurulan hançer oluyor.

Kalemler renk renk, boy boy sıralanmış
Hangisini elime alsam hep seni yazar.
Umutlar kaybolup yiter azar azar
Bu yürek senden yaralanmış.

Sana bu mektubu gün ağarırken yazıyorum
Bir çay daha sallandırıyorum bardağımda
Sallanan çay mı ben miyim bilmiyorum ama
Çare olsaydı olurdu şimdiye kadar gönül yarama.

Sana bu mektubu şehir uyurken uyumadan yazıyorum.

Evren
11 Nisan 2002

posted under Genel

You must be logged in to post a comment.